Şurdan, burdan

Prematüre kış

Prematüre kış dedim bugün ben ona…Erken gelen bebekler gibiydi. Buz gibi bir hava, dinmeyen yağmur ve manzara. Aslolan aşksa, bugünkü o aşkı, doğaya borçluydu birçoğumuz. Yürekleri ısıtan aşkın tanımı, evlerini ısıtmakla başladı güne. Evimiz kuvözümüzdü bugün.

Akşam daha da başka… Sokak lambaları sessizliği aydınlatıyor, gökyüzünün rengi solmuş mavimsi bir gri, bir sürü araba geçiyor sırayla, gözümü kapadığımda duyduklarım motor sesleri değil, lastik sesleri. Yol çizgileri, yıkanmış aklanmış, belirginleşmişti, ‘Sağ ol Varol yağmur kardeş’ naraları atıyorlardı sanırım… Devriye gezen polis arabası yolda bir canlı ile karşılaşamayacak gbt sorgulaması yapamayacaklardı.

Havadan mıdır nedir, bu cadde de ilk defa gördüğüme emin olduğum selvi ağaçları var, mezarlık selvileri hem de… Suyun yardımıyla parlayan çınar ağacı yapraklarına inat, pasteldiler, sanki yağmurlarını köklerine emmiş, yeni sahiplenecekleri meftalarının ‘can suyu’ hazırlıklarını yapmaktaydılar.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s