Öyküler möyküler

Çöp şiş…

Girinti bir iş ile meşguldü biricik sevgili Esra; mahallenin süslü karılarına göre de mahlûkattı. Adalara sahiplik eden denizler gibiydi arkasından söylenenler. Bıçkın gözleri, eda ile dans edip; sevgiyi, gözündeki simle dilenen bol makyajlı sevgi fakiri hatunları kıskandıracak kadar güzeldi.
Salaş bir akşamdı… Gene ay vardı yukarıda, tanıdıktı. Ayakkabıları aynı, elbisesi aynı, sorunları aynı… Kırıntılarını bıraktığı yolu geri dönüyordu yine, hatta yeniden. Kırıntıları; umutları, ayakları; çabası olmuştu. Lambanın altında durdu şöyle bir, döndü etrafında bir kere, arkasından biri mi geliyordu ne?

Zor da oldu aslında, iki koca çöp şişle… El işi saç boyası, o ışıkta tüm foyasını ortaya çıkarmıştı. Yaşı yirmi dört, yaşamışlığı bir elli dörttü. Müsaitti gözyaşları, izin istemedi kendisinden yine. Işık; ayı oldu, saçı; keli, çöp şişleri; umutsuzluğu… Çöp şişlerinde takılı olan, kuşbaşı etlerin yerine, umutlarıydı, belki de bir daha hiç yürüyemeyecekti, umut taciri olan bu sefer sevgilileri değil, doktoruydu. Sigara istemişti yüreği, yalnızlıktan olsa gerek. Artık yollar mıcırla dolsa da, onlara umut dese de, perde kapanmış, tiyatro bitmiş, hak ettiği ya da etmediği çiçekler kucağında, gerçeklerle iç içeydi.

Reklamlar

1 thought on “Çöp şiş…”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s