Öyküler möyküler

Sır

Salondaki iki öğrenciden biri;

-Pahalı istekleri olan bir dişiye rastlamıştım da, bir delikanlıya rastlamamıştım henüz.

Biri bacak bacak üstüne atar, öteki söylenmeye başlar, saçları havuçlaşmış olanıdır bu kız;

-Bunu alacağına gitsin kendine bir ayakkabı alsın.

-Hadi yırtık pırtıklara moda denebiliyor ama baksana şuna, asla alabileceğine inanmazdım, görmeseydim…

Konuşma, günümüz Türkçesi ve biraz da salınımlı halidir. Aslen konuşmalar gençlik kokmakta,
ciddiyetten uzaktır.

Yakışıklı olup, atık tıbbi ilaçlar modundaki ve dahi denecek zekilikteki Murtaza, ilk defa değerli bir şeye bu denli sahip olmak istiyordu. Ekmeği buzlukta saklayan annesi, her gün 2 vesaite binmemek için bir saat yürüyen ama hala göbekli babası, o tabloya maaşının tamamını yatıracak olmasını, geri kalan hayatlarında bilebilecekler miydi ki..

O tabloda; iki yüz, iki biberon, iki kırlangıç vardı. Tablonun ressamı mıydı aslında değerli olanı? Sarışındı,
kemik gözlükleri vardı… Çok tuhaftı, ne tablo değerliydi, ne de o tabloyu koltuğunun altına sıkıştıran, değeri veren kişinin giydikleri…

İki öğrenci aslında Murtaza gibi resmin bu kadar para etmesine de anlam veremiyorlardı,
ama içlerindeki sanatı bilememe durumları, bilgeliklerini presliyordu.

-İyi ki bu adam aldı.

-Niye ki?

-İkisini de çözemedik, hadi atalım ne oldu da, bu olay oldu?

-Bu adam bu ressam kıza âşıktır?

-Bir çiçek alırdı, daha ucuz, böylelikle üstüne de bişeyler alırdı.

-Belki kızın annesi hastadır, ona yardımcı olmak için almıştır.

-Bence bu da değildir.

-Kız mutsuz gözükmüyordu ama.

-Ee peki nedir ki bu?

-Bilmiyorum, bence hemen gidelim bu adam durakta belediye otobüsü bekliyordur..

Koş, koş…

-Selamlar

-Selam

-Bu tabloyu neden satın aldığınızı merak ettik.

Kısa bir cilve, biraz bükülmüş iki bacakla, azıcık da pas verir bakışlarla;

-Sadece bunu merak ettiğinizi düşünmüyorum ben ama…

Havuçtan bir haykırış;

-Eveettttt

Cilveli;

-Eğer sebebini söylersen anlatabiliriz.

-Ama ben biliyorum.

-O zaman bize, bizim bilmediğimizi anlat..

-Kırlangıçlar sebebi…

-Nasıııı yani?

Cebinden bir mektup çıkarır verir şımarık iki kıza;

-Okuyun…

Bir on dakika bekler. Sessizlik havuçta hıçkırıklarla yağmur olmuştur, cilveli artık
üç şeye şaşırmaktadır, bu adam, bu tablo ve Selin de aralarına katılmıştır artık.

Havucun gözleri iyice küçülmüş, rimelleri gamzelerinin üzerinde lekedir artık…

20110825-210940.jpg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s