Öyküler möyküler

Denemelerden, bir demet..

Sahipsiz fırtınalar vardır, sonradan isim koyulur ya onlara, bu da mekanizma olsun. Adını haşinliğinden, hırçınlığından ve sistemli yıkıcılığından alan. Mekanizmadan geriye ne bir balıkçı teknesi kaldı ne de kendilerine çıkar sağlayan kedilerin balıkçı barınakları.

Şu ileride, sadece direği gözüken var ya, işte o Tekin amcanındı. Şimdi yüzdüğü denizin oldu. Daha nicesi, ötekiler, hepsi hem de.

Deniz amca, deniz amca, senin görevin değil miydi şimdi sahip olduklarını suda tutmak? Bu içine alıp, kendine saklamak neyin nesi? Hiç bu kadar bencil olduğunu bilmiyordum oysa… Senin uskumruların vardı dans eden, sürüyle bereket akyaların vardı hem de. Yetmedi mi yaşantı, bu kadarı sana.

Kızı yeni evlenecekti daha Kadir amcanın, bir zamanlama hatası yapaydın da bekleseydin bir hafta daha. Aşkla bağlıydı kız nişanlısına. Gözlerinin içi, babasının yakaladıkları gibi, hep hamsi sertliğinde ve keskindi, öyle ki çıkarcı büyük kediler az mı hayal kurarlardı Zehra’yla. Taşlı okeye yeten beyinleri, üretim yaparlardı arkasından. Dün saçı ıslakmış, etekleri niye kırmızıymış? Karnı neden daha şişmiş bu aralar! Hâlbuki o uyumluydu içindeki aşkın tomurcuklarıyla, hep elbise giyerdi, çiçekli, çilekli. Hele bir gece, hiç unutmam, metal halide lambanın altında kıstırıvermişlerdi üç beş tanesi. Neymiş bakım yapıyorlarmış takalarına. Zavallı Zehra, 500 wattlık spotların altında transparandı artık her şeyi. O günler bile bitmiş, gitmişti. Of mekanizma, her şeye inat evlenmeliydi o Zehra. İki kelime edebilmeliydi, sabrına sakladığı dili tam da bir işe yarayacaktı.

Geride bir Zehra’nın dilindeki ve kalbindekiler bir de 4-5 adet kendini zorla aydınlatan, muhtarın tasarladığı bahçenin bizlere yadigârı elektrik direkleri var. Ey mekanizma! Haydi durma; iki defa daha kükre, çıkmaz sokakta da var bir iki güzel şey, son nefesinle üfle, öfkeyle üfle. Koca bir liman yok artık; sevgi yok; tekne yok; Zehra yok; koca bir kitle yok.

Herkes yorgunluk sarhoşu, caminin hocası Nuri’ye iş düştü gene. Cuma hutbesinin iksiri bile hazır sayende. ‘’Ey muhterem Müslüman kardeşlerim; bu modern çağın liman kentinde, ölümü hatırladık gene.’’

Reklamlar

6 thoughts on “Denemelerden, bir demet..”

  1. kelimelerin yazıya dönmüş hali bu, hissediyorum. şiir ahengi düz yazı ile ancak böyle buluşabilir. yazıların takibinde olacağım. hayırlı olsun bu güzel çalışman 🙂 Alper

  2. Üslup bence de çok güzel ama yardım istiyorum 😦 İçeriğini başlangıcını merak ediyor insan ? Yani bir öykü tadında ama sadece tadını alabiliyorum damağıma yerleşemiyor öylece kalakalıyorum tattığımla 😦 Bir tek bende mi bunu yaratıyor acaba

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s